TESKA Sempozyumu bünyesinde takdim edilen ödüller, sadece teknik bir başarının tescili değil, aynı zamanda Türk havacılık mirasının sarsılmaz temellerine duyulan bir saygı duruşudur. Gökyüzündeki yolculuğumuzu başlatan, imkansızı zorlayan ve modern havacılığımızın DNA'sını oluşturan öncülerimizin isimleri, bugün aynı azimle çalışan mühendis ve pilotlarımıza ilham vermeye devam ediyor.
Bu ödüller; teknik derinlik, operasyonel disiplin, stratejik vizyon ve yenilikçi tasarım gibi uçuş test ve sistem mühendisliğinin temel sütunlarını temsil eden şahsiyetlere atfedilmiştir. TESKA Ödülleri ile amacımız, geçmişin tecrübesini geleceğin teknolojisiyle buluşturan seçkin çalışmaları onurlandırmak ve bu kadim bayrak yarışını daha ileriye taşıyacak olan yeni nesilleri teşvik etmektir.
Mehmet Fesa Evrensev, Türk havacılık tarihinin "1 Numaralı Bröve" sahibi olarak, gökyüzündeki kurumsal varlığımızın ve disiplinimizin temel taşıdır. 1911 yılında orduda açılan sınavı birincilikle kazanarak Fransa’daki Bleriot Okulu’na gönderilen Evrensev, burada aldığı zorlu eğitimleri başarıyla tamamlayarak Türk havacılık tarihinin ilk pilotu unvanını almıştır. Onun bu başarısı, sadece bireysel bir yetenek değil, aynı zamanda Türk havacılığının bilimsel ve teknik eğitim temelleri üzerine inşasının ilk somut adımıdır.
Evrensev’in mirası, havacılıkta "ilk adımı doğru atmanın" önemini temsil eder. Türk Hava Yolları’nın ilk genel müdürü olarak sivil havacılığımızın da kurumsal kimliğini şekillendiren Evrensev, titizliği ve mükemmeliyetçiliği ile tanınmıştır.
TESKA kapsamında verilen bu ödül; teknik derinliği, sunum kalitesi ve bilgi paylaşımıyla sempozyumun standartlarını belirleyen çalışmaya sunulur. Evrensev’in hatırası, havacılık camiasına sunulan her bilginin, tıpkı onun 1 numaralı brövesi gibi, sarsılmaz bir temel ve yüksek bir nitelik taşıması gerektiğini hatırlatmaktadır.
Vecihi Hürkuş, Türk havacılık dünyasında mühendislik dehası ile test pilotluğu yeteneğini aynı bünyede birleştirebilmiş ender şahsiyetlerden biridir. Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’nda gösterdiği eşsiz kahramanlıkların ötesinde, Hürkuş’un asıl devrimi, imkansızlıklar içinde dahi üretme ve test etme azmidir. 1924 yılında, tamamen kendi imkanlarıyla ve ganimet motorlar kullanarak tasarladığı "Vecihi K-VI" uçağı, Türk havacılık mühendisliğinin ilk özgün ürünlerinden biridir.
Hürkuş’un havacılık tarihimizdeki en çarpıcı yönü, tasarladığı ve inşa ettiği uçakların ilk uçuş testlerini (First Flight) bizzat kendisinin gerçekleştirmesidir. O dönemde teknik sertifikasyon süreçlerinin eksikliğine rağmen, uçağını uçurmak için gösterdiği hukuki ve teknik mücadele, bugün modern test dünyasında "uçuşa elverişlilik" (airworthiness) olarak adlandırdığımız kavramın bu topraklardaki ilk sivil karşılığıdır. O, sadece bir pilot değil, uçuş zarfının sınırlarını kendi emeğiyle çizen bir test mühendisidir.
Bu ödül, havacılık mühendisliğinde yenilikçi yaklaşımlar sergileyen ve zorlu test süreçlerini başarıyla yöneten katılımcılara takdim edilir. Vecihi Hürkuş ismi, bir fikrin tasarımdan gökyüzüne uzanan zorlu yolculuğunda gereken o sarsılmaz "mühendis-pilot" ruhunu temsil etmektedir.
Dünyanın ilk kadın savaş pilotu olan Sabiha Gökçen, havacılığın en zorlu disiplinlerinden biri olan operasyonel uçuşlarda mükemmeliyetin ve yüksek performansın evrensel simgesidir. Türkkuşu’nda başlayan eğitimlerini Eskişehir’deki askeri havacılık okuluyla taçlandıran Gökçen, sadece bir uçuş eğitimi almamış, aynı zamanda ateş altında karar verme ve uçağını limitlerinde kullanma becerisini en üst seviyeye taşımıştır.
1937 yılındaki askeri harekatlarda gösterdiği operasyonel başarı ve sonrasında gerçekleştirdiği beş günlük Balkan turu, uçağın bir sistem olarak ne kadar etkin kullanılabileceğinin en büyük kanıtıdır. Gökçen, yüksek G kuvveti, değişken hava koşulları ve karmaşık görev profilleri altında gösterdiği istikrarla, havacılıkta "insan-makine etkileşiminin" en başarılı örneklerinden birini sunmuştur. Onun disiplini, sadece uçuş becerisiyle değil, aynı zamanda uçağın tüm teknik sistemlerine hakimiyetiyle şekillenmiştir.
TESKA Operasyonel Mükemmeliyet Ödülü, uçuş operasyonlarında, veri toplama süreçlerinde ve görev icrasında en yüksek hassasiyeti ve disiplini gösteren çalışmalara verilir. Sabiha Gökçen’in mirası, en karmaşık sistemlerin bile yüksek bir karakter disiplini ve profesyonel yetkinlikle kusursuzca yönetilebileceğini bizlere göstermektedir.
Nuri Demirağ, Türkiye’nin havacılık serüveninde uçağın sadece bir araç değil, devasa bir "sistemler bütünü" ve sanayi kolu olduğunu gören ilk vizyonerdir. Beşiktaş’ta kurduğu uçak fabrikası, Yeşilköy’deki gök okulu ve tasarladığı Nu.D-36 ve Nu.D-38 uçakları ile Demirağ, milli bir havacılık ekosistemi kurmayı hedeflemiştir. xxx Onun bakış açısı, bugünkü modern anlamda "sistem mühendisliği" ve "stratejik yönetim" kavramlarının yerli havacılık sanayimizdeki ilk yansımasıdır.
Demirağ’ın vizyonu, üretimin ötesinde; lojistik, eğitim, test altyapısı ve bakım süreçlerini de kapsayan bir "büyük resim" tasarımıdır. Türkiye'nin gökyüzündeki bağımsızlığının ancak kendi test pistlerimize, kendi eğitim kurumlarımıza ve kendi teknolojik altyapımıza sahip olduğumuzda mümkün olacağını savunmuştur. O, havacılığı bir hobi değil, bir milletin var oluş stratejisi olarak konumlandırmıştır. Bu ödül, havacılık altyapısına katkı sağlayan, test yönetimi süreçlerini optimize eden veya organizasyonel yapıda verimlilik odaklı devrimsel çözümler sunan çalışmalara verilir. Nuri Demirağ ismi, bugünkü savunma sanayi vizyonumuzun üzerine inşa edildiği o stratejik "aklı" temsil eder.
Selahattin Alan, Türk havacılık tarihinin en dahi ve en trajik mühendislik figürlerinden biridir. Fransa’da uçak mühendisliği eğitimi aldıktan sonra Türkiye’ye dönen ve Nuri Demirağ ile iş birliği yaparak efsanevi Nu.D-36 ve Nu.D-38 uçaklarının tasarımına imza atan Alan, döneminin çok ötesinde bir teknik vizyona sahipti. Özellikle Nu.D-38, o yıllarda dünya standartlarında bir yolcu uçağı tasarımı olarak kabul görmüş, aerodinamik yapısıyla büyük takdir toplamıştır.
Alan’ın tasarımları, teorik bilginin pratik yenilikçilikle harmanlandığı, her detayın matematiksel hassasiyetle hesaplandığı modern mühendislik yaklaşımlarını içeriyordu. Genç yaşına rağmen üstlendiği devasa sorumluluklar ve ortaya koyduğu özgün tasarımlar, Türk mühendislik camiası için hala birer ders niteliğindedir. Onun vizyonu, Türkiye’nin kendi teknolojisini ihraç edebilecek bir kapasiteye sahip olduğunun ilk kanıtlarından biridir.
Bu ödül, TESKA’ya katılan genç mühendislerin ve gelecek vaat eden yenilikçi tasarımların teşvik edilmesi amacıyla verilmektedir. Selahattin Alan ismi, teknik merakı ve tasarım tutkusuyla havacılığın geleceğini şekillendiren, sınırları zorlayan genç dimağların sembolüdür.
Prof. Dr. Ahmed Cemal Eringen, modern mekanik biliminin en önemli yapı taşlarından biri olan "Kontinuum Mekaniği" (Sürekli Ortam Mekaniği) alanında dünya çapında otorite kabul edilen bir bilim insanıdır. İstanbul Teknik Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra akademik kariyerini ABD’de, Purdue ve Princeton gibi dünyanın en saygın üniversitelerinde sürdüren Eringen, mikro-kontinuum mekaniği ve non-lokal elastisite teorilerinin kurucusu olarak havacılık ve uzay mühendisliğinin teorik sınırlarını genişletmiştir. Bilim dünyasına kazandırdığı 10’dan fazla temel eser ve yüzlerce makale ile bugün kullanılan birçok mühendislik simülasyonunun ve malzeme analizinin teorik temelini atmıştır.
Eringen’in çalışmaları, özellikle havacılıkta kullanılan kompozit malzemelerin ve mikro ölçekteki yapıların davranışlarını anlamak için hayati önem taşır. Onun geliştirdiği teoriler, bir yapının sadece makro düzeydeki değil, moleküler düzeydeki etkileşimlerini de hesaba katarak uçak yapılarının limitlerini daha hassas hesaplamamıza olanak sağlamıştır. Bu bağlamda Eringen, mühendisliğin sadece uygulama değil, aynı zamanda derin bir matematiksel ve fiziksel düşünce sanatı olduğunu temsil eden en önemli figürlerden biridir.
TESKA Bilimsel Derinlik ve Teorik Mükemmeliyet Ödülü, sempozyumda sunulan ve havacılık teknolojilerinin geleceğine ışık tutan, yüksek bilimsel değere ve teorik derinliğe sahip çalışmalara takdim edilir. Ahmed Cemal Eringen’in ismiyle taçlandırılan bu ödül, uçuş testlerinin ve sistem mühendisliğinin arkasındaki o görünmez ama sarsılmaz bilimsel gücü onurlandırmayı amaçlamaktadır.